Osteoporoz zayıflayan kemiklerin küçük bir düşmeyle kırılabilmesi yada daha ciddi olarak hapşırmak gibi basit bir eylemde bile oluşan kırık durumudur.

National Institudes of Health (NIH) osteoporozu kırık riskinin artmış olduğu bir iskelet hastalığı olarak tanımlar.

35 yaşından sonra kemik oluşturan hücre aktivitesinde azalma olur. Bu sebeple tüm insanlarda her yıl küçük miktarlarda kemik kütlesinde kayıp meydana gelir.

WHO, düşük kemik yoğunluğu ve osteoporozisi, dual-energy Xray absorptiometry (DXA) ile kalça ve omurgadaki kemik mineral yoğunluğunu tespit ederek bulur.

  • Osteopeni (genç normal yetişkinlerde)
    •  T-score = -1.0 ve -2.5 SD
  • Osteoporoz (genç normal yetişkinlerde)
    •  T-score = -2.5 SD ve altı

Kadınlar daha erken yaşlarda kemik kaybı yaşama eğilimindedirler. Östrojenin azalmasından dolayı menopoz sonrası kemik kaybı hızlanır. Menopoz sonrası kadınlar ilk 5-7 yıl kemik kitlelerinin %20’sinden fazlasını kaybederler.

Osteoporoz sonucunda kırıklar genellikler kalça, omurga ve bilekte oluşur ancak herhangi bir kemik de etkilenebilir.

Osteoporozla ilişkili kırıklarda en ciddi ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden; femur boynu ve kalça kırıklarıdır. 50 yaşından sonra kalça kırığı yaşayan kişilerin yaklaşık %24’ü kırıktan sonraki ilk yıl ölüyor.

Pilates bir direnç antrenman yöntemidir. Direnç antrenmanı ile osteoporozisli kişilerin kemik yoğunluğunun azalması önlenebilir, yavaşlatılabilir ve hatta geri döndürülebilir.

(KAYNAK: ACSM)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir